sol gözüm kızarmış.
iki gündür, sol gözüm kızarık.
sol gözüm kızarmışsa, ağlamak istemişimdir de kursağımda kalmıştır bazı şeyler.
sol gözüm kızarmışsa, biraz alt tarafı acımıştır, ondandır.
sol gözüm kızarmışsa, eksilmişimdir.
sorun değil.
tam bir buçuk saattir şu sayfanın başındayım açıkcası. bir buçuk saatte, milyonlarca anı geçti gözümün önünden, bir çok kere iç geçirdim, cümleler kurdum, sildim, playlistim sanırım 4 kere başa sardı, bir çok sigara yaktım, bir buçuk saatte çok şey yaptım gibi ama yazamadım. ben hala seni anlatırken cümle kuramıyorum. ben hala seni anlatırken lugattaki tüm kelimeler siliniyo, hiçbir kelime karşılamıyo seni, senden kalanı.
aslında bilmiyorum, dağılan şeyleri toparlamak değil amacım, beceriksizim biliyosun ben bilmiyorum gerçekten, ne yapmalıyım bilmiyorum. elim kolum bağlı gibi, çaresizmişim gibi. sana karşı öyle bir haldeyim ki aslında bu halin ne şarkısı var ne de iki satır şiiri. bu hal hal değil.
bir insanı herkesten biraz biraz parçalayıp, herkesin yerine koyduğum içindir belki. biraz annem, biraz babam, mızmızlanan küçük kardeşim, hata yaptığımda azarlayan abim, dostum, kavgam, sabrım, herkesten, her şeyden biraz biraz da en çok da sevdiğim olduğun için belki.
gitmene hazırlamadığım için kendimi belki. nejat işlerin "zamanın kronometresini sen değil, yanındaki tutar" yazısındaki, yanımdaki olduğun için belki. kronometremi tuttuğun için belki. ya da giderken hepsini alıp götürdüğün için belki.
"bitti."
hükmüne karşı, şiirden ince boynum diyen adamın seni seviyorum demesine ihtiyaç yoktur demiştim ya hani, bitiren adam için de geçerlidir bu, öyle mutlu olacaksan hükmüne karşı şiirden ince boynum.
bilmiyorum. bana sadece seni özletmiyosun. bana alıp götürdüğün ne varsa özletiyosun işte. avcuma bıraktığın şeyin sadece anılar olmasını kaldıramıyorum belki. avcumda avcun olmalıydı, öpmeliydim bileklerinden. çünkü biliyosun, bilekten öpmek hayatından öpmektir bi nevi.
"bana sarıldığın gibi sarılma kimseye olur mu?" cümlesini kurdun giderken.
beynimi kemiren cümle bu işte. affetmiycem seni. sana sarılmama izin vermediğin için, bundan sonrası için beni sarılmaktan tiksindirdiğin için affetmiycem seni. hiç.
düşününce. huzurdun lan sen. sarıldığımda, başım omzuna düştüğünde huzur için şükrettiğimdin. ne bileyim ölsem dirilirdim belki.
ne bileyim, ne bekliyosun ki şimdi.
ne bekliyorum.
ne ki
neden
bilmiyorum. ya aslında ben sadece, karşına çıkmak istiyorum. nasıl özlediğimi anlatamam başka türlü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder