Gece.
Salak bir Sakarya havası, hava buz, hava iliklerine işliyor insanın.
Çalan şarkı baba mirası.
Ahmet Kaya - Yakarım geceleri.
Sürekli içme isteği duyduğum sigaraya engelim, yerimden kalkamayacak kadar yorgun olmam.
Şu iki satırı yazayım, gidicem. Cümleleri toparlarsam çıkıp bir nefes alıcam.
Toparlayamıyorum.
Kendimi
cümleleri
dostlarımı
kimseyi toparlayamıyorum.
Kendimi çoktan geçtim, cümlelerimin dağınık oluşunu sevdim. Çırpındığım tek bir şey var artık "ailem"
Bu akşam "gel lütfen sana çok ihtiyacım var" diyen bir dost nefesi için 12 saat yol çekicem. Gidicem, bir bok yapamıycam belki ama gitmiş olucam. Varlığım iyi hissettirir belki diye.
Tüm boğulmuşluklarımı yatağımda bırakıp, gidicem.
Daha önce yaptığım gibi.
Her şey daha önce olduğu gibi olacak. Bir kelimesi için dünyanın öbür ucuna "neden" diye sormadan gideceğim insanlar anlamayacaklar yine boğulduğumu.
Belki sırt çevirecekler olası.
"Sen iyiysen bende iyiyim" dediğim her gün için kıvranıcam belki.
Olası.
"Boğulduğumu görmüyo musunuz" diye bağırmak isteyip sadece "iyi misin?" diye sorucam belki.
Olası.
Belki hayatımdan hiç çıkmasın istediklerim çoktan adımlarını uzaklaştırmış olacak.
Olası.
Belki ben belkilerle kalıcam.
Olsundu.
Sorgulamadan, akışına bırakıp öylesine salaş yaşadığım şu hayatımda koştuğum, koştukça yorulduğum ve pes etmediğim ailem için koşucam yine.
iyi olsunlar diye.
iyi olsun diye.
iyi olsundu.
olsundu be.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder