Rakı kadehinin dibini masaya vururken sana eşlik eden iki şey vardır. Biri yüreğin asırlarca konuşacak kadar yangın olsa da iki dudağından çıkan "ulan be" diğeri ise fonda Müslüm babanın Nilüfer'i.
Zaman denilen şeyin acını dindirmediği ortada. Zamanın fazlası intihar.
Ruhunuzu paramparça eden bir adam, ona koşarken kendinizi kaybettiğiniz, dönüş yolunu bulamadığınız bir siz, unutulmak için avuçlarınıza emanet edilmiş, sizin unutmamak için beyninize, yüreğinize, teninize kazıdığınız milyonlarca anı ve bir silah, ZAMAN.
Önce kadehinizi, sadece ceketini alıp hayatınızdan çıkmayan cebinize gülüşlerinizi, ruhunuzu doldurup gidene kaldırın.
Anılara.
Acılara.
Gülüşüne.
Gülünce dudağının kenarında oluşan kırışıklığa.
Sonra sigaranızı yakın.
Kadehinizi masaya vurun.
Silahı dayayın kafanıza.
Ölün.
Ölün, bu acıyla yaşanmıyor çünkü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder